İSO ve S&P Global tarafından yayımlanan Şubat 2025 ayı Türkiye PMI* (Satınalma Yöneticileri Endeksi) raporuna göre;
- Ocak ayında 48,0 olan Manşet PMI, Şubat’ta hafif bir artışla 48,3 düzeyinde gerçekleşti, ancak 50,0 eşik değerinin altında kalarak faaliyet koşullarında ilk çeyrek ortası itibarıyla yavaşlamaya işaret etti. Sektörün faaliyet koşulları Nisan 2024’ten bu yana daralma bölgesinde yer aldı.

- Anket katılımcıları, Şubat ayında talep koşullarının zayıf olduğunu bildirirken, bu durum üretim ve yeni siparişlerde ivme kaybının devam etmesine yol açtı. Yeni siparişlerde üst üste 20. ay gerçekleşen yavaşlama, Ocak ayına göre hafiflemesine rağmen yine belirgin düzeyde kaydedildi. Dış talep koşullarında da zayıflama gözlendi ve yeni ihracat siparişlerinde 2024 Ekim’den bu yana en sert bozulma yaşandı.
- Şubat ayında yeni siparişlerde olduğu gibi üretimde de yavaşlama gözlendi. Son veriyle birlikte yavaşlama eğilimi 11. aya ulaşırken, son düşüş ılımlı düzeyde ve bir önceki aya göre daha hafif seyretti.
- Yeni siparişlerin yetersizliği, Şubat’ta imalatçıların istihdam ve satın alma faaliyetlerini azaltmalarına yol açtı. Her iki kalemde de düşüş Ocak ayına göre daha belirgin gerçekleşti. Firmaların girdi ve nihai ürün stoklarında da düşüş gözlendi.
- Girdi maliyetleri enflasyonu, Şubat ayında üst üste üçüncü kez ivme kazandı. Güçlü gerçekleşen bu artış, anket katılımcılarına göre ham madde ve personel maliyetlerindeki yükselişin yanı sıra Türk lirasındaki zayıflıktan kaynaklandı. Artan girdi maliyetlerine bağlı olarak nihai ürün fiyatlarındaki artış da hızlandı ve enflasyon son beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Tedarikçilerin teslimat süreleri Şubat ayında da ılımlı artış sergiledi. Firmalar, yaşanan gecikmeleri fiyat artışlarına ve jeopolitik sorunlara bağladı.
Söz konusu raporu ekte paylaşıyoruz. Lütfen "Doküman"a tıklayınız.
(*) PMI’ların 50’den büyük olması önceki aya kıyasla bir iyileşmeye ya da artışa işaret ederken 50’den küçük rakamlar önceki aya göre kötüleşme ya da düşüş olarak değerlendirilmektedir. Endeksler, esas alınan ekonomi ya da sektörün faaliyet koşullarındaki değişimin nicel büyüklüğünü değil, yönünü göstermesi açısından bir eğilim göstergesi özelliği taşımaktadır.
